Pınar Selek
Röportajlar


Mehtap Doğan - www.sanatfilan.com - 24/01/2015
“Ben hayallerime tutunmak için masallarımı suladım hep. Çocukluğumdan beri zaten sürekli masal uyduruyordum, önce kızkardeşime, sonra tanıdığım herkese anlatmak için… Fırsatını bulup bir kısmını yazmak çok mutlu etti beni. Bir yandan da edebiyatla küçük de olsa bağımı sürdürmemi sağladı. Bilimsel analiz dilinin havasız bıraktığı edebiyat aşkım bu sayede nefes alabildi biraz. Yol Geçen Hanı’nı bu yüzden pek çok insan büyüklere masal olarak okumuş. Hoşuma gitti… Masal güzel şey.”
devamı...

Balçiçek İLTER- HT GAZETE -15/12/2014
BEN onu tanıdığımda lisede ablamdı... O ağız dolusu gülümsemesiyle gözlerini gözlerimizin içine dikerdi konuşurken. Sanki içimizi, beynimizi anlamaya çalışırdı. Herkesin tek tek... Anlama hissi, dokunma merakı bu noktaya getirdi Pınar’ı zaten. İtilen, kakılan, ötelenen herkese elini uzattı. Sonra da kendisini asla hayal bile edemeyeceği, hiçbirimizin, onu tanıyanların ismiyle yan yana getirmeyeceği bir davanın ortasında buldu.... Pınar Selek Mısır Çarşısı bombacısı!! İçeri girdi, işkence gördü, üç kez beraat etti, sonra karar Yargıtay tarafından bozuldu... “Papatya falı’’ gibi diye yazmıştı biri, bir gün bombacısın, ertesi gün değilsin... Pınar ile Fransa’dan konuştuk, önce telefonla sonra mail’le...
devamı...

Ömür Şahin Keyif - Bir Gün - 11.11.2013
Mısır Çarşısı davasından çıkan üç beraat kararına rağmen yargılanmaya devam eden ve sürgünde yaşamak zorunda kalan feminist Sosyolog Pınar Selek “Mutlu kadınlara dayanamayan bir iktidarla boğuştuğumu hissediyorum. Bir cadı gibi” diyor
devamı...

Melis TANTAN, Diren Cevahir ŞEN- Nor Radyo - 22/01/2013
Yaşadığı hukuk trajedisi peşini bırakmayan, ülkesinden uzaklarda yaşamak zorunda kalan ama yalnız bırakmayacağımız sosyolog Pınar Selek ile 24 Ocak’ta görülecek duruşması öncesinde birlikteydik...24 Ocak’ta görülecek olan davası için “Artık bu son olsun ve gerçek bir beraatla sonuçlansın” çağrımıza Pınar Selek’in şunları ekledi: “Bu davayı kazanmamız lazım. O dönem beni de kurban seçtiler ve bir taşla iki kuş vurmak istediler. O dönem hedef sadece ben değildim, hedef milliyetçiliği yükseltmek, toplumda düşmanlık havasını geliştirmekti. Komplonun nedeni de buydu. Aynı dönemde gazeteciler de andıçlanmıştı. Onunla hesaplaşmak istemiyorlar, bu pisliklerin açığa çıkmasını istemiyorlardı ya da şöyle diyebiliriz: ‘O güç direniyor’. Bunu bir sembolik savaş olarak görüyorlar ve kazanmak istiyorlar. Bunun sadece bana değil herkese zarar vereceğini düşünüyorum. Ben davaya gelemiyorum. Ama ben orada olmasam da büyük bir kalabalık olacağına inanıyorum.”
devamı...

Cansu Çamlıbel-Hürriyet-17/12/2012
Ben Türkiye’ye dönmek zorundayım. Benim gibi ülkesini bu kadar çok seven, sokaklarında yatmış, en kirlilerine, en kuytularına dokunmuş bir insanın orada olması lazım. Ama Avrupa’da gördüğüm sürgünler gibi mutsuz da olmadım hiç. İnsanın çok fazla evi olabileceğini öğrendim. Hangi ülkeye gitsem bana kucak açıyorlar. Onların dilinden nasıl konuşacağımı biliyorum. Bu gücü elde ettim ama ben yine de ülkeme dönmek istiyorum. Çünkü ben İstanbul çocuğuyum. Sokaklarında yattım. İlk aşkım o benim. Ve ilk aşkımın beni beklediğini biliyorum. Benim ülkemin sahibi sadece devlet de değil.
devamı...

TİMETÜRK / Zehra Çakmak - 10/05/2012
Sosyolog, araştırmacı ve yazar Pınar Selek ile sokakta yaşayan çocuklar ve Sokak Sanatçıları Atölyesi üzerine ayrıca hayata ve sevgiye dair birçok konu üzerine konuştuk. "Mısır Çarşısı komplosu en çok neye zarar verdi diye düşünüyorum. En güzel yıllarıma mı, geleceğime mi? Öncelikle bu komplo, annemin hayatına mal oldu. İkincisi Sokak Sanatçıları Atölyesini öyle bir tuz buz etti ki artık tamir edilmesi imkânsız..."
devamı...

Nuran CAN, İsviçre Arkadaş Gazetesi, Aralık 2011 Sayısı
Kadın için namus, kapatılma anlamına geliyor, baskı anlamina geliyor, dayak anlamına geliyor, hep kendini kasması anlamına geliyor. İyi şey ise namus, özgürlük olsun, sevgi olsun, aşk olsun.
devamı...
Lesung Pinar Selek stellt ihre Studie "Zum mann gehätschelt, zum Mann gedrillt" in Bremen vor. 40, ist Soziologin, Schriftstellerin und Feministin. In der Türkei wurde ihr vorgeworfen, einen Bombenanschlagwerübt zu haben. Sie war zwei jahre in Haft, wurde fefoltert-und mehr fach freigesprochen. Der Fall liegt nun vor dem obersten Berfungsgericht, die Staatsanwaltschaft fordert ebenslange Haft. TAZ Zeitung, 1 November 2011 devamı...

Sema Aslan - Express - 25/08/2011
Pınar Selek'in yaşamaya mahkum edildiği kabus bitmiyor. Kabus akan suya anlatılınca başa gelmez derler; Pınar Selek'in 13 yılını anlatacağı bir su, güçlü bir akıntı bulması lazım geliyor bu durumda. Buluyor da... Su gbi akıp giden bir roman yazıyor: Yolgeçen Hanı (İletişim Yayınları, 2011)
devamı...

Gamze Akdemir-Cumhuriyet-11/08/2011
Sosyolog, yazar, feminist ve barış hareketi aktivisti Pınar Selek, on üç yıldır verdiği mücadeleyi sürdürüyor. Ortak acılara odaklanıyor Pınar Selek; yeni yapıtı Yolgeçen Hanı'nda olduğu gibi. Tedirgin günlerde, sokağımıza doğru, birbirimizin ardı sıra karşılıklı açtığımız komşu pencereler gibi Yolgeçen Hanı. İnsan olmanın, hep beraber biz olmanın romanı. 12 Eylül sonrası kesişen arayışlar, dostluk ve dayanışmayı anımsatıyor kitlelere. Dayanışın diyor, mücadele edin, pes etmeyin diyor yapıtında. Pınar Selek'le Yolgeçen Hanı'nda buluştuk.
devamı...

Rana Şenol
1998’de Mısır Çarşısı patlamasının faili olduğu iddiasıyla müebbetle yargılanan, hapis yatan, ömrünün en güzel yıllarını ağır ceza mahkemelerinde geçiren sosyolog Pınar Selek, yaşadığı tüm zor zamanlara rağmen umut dolu bir ilk romanla karşımızda. Geçtiğimiz ay İletişim Yayınları’ndan çıkan Yolgeçen Hanı, 12 Eylül darbesi sonrası yılları, kaderleri bir mahallede kesişen farklı kimliklerin sevgi, hüzün, umut, özlem, çokça arayış dolu hikâyelerine sarmalayarak anlatıyor. Selek’in kendi yaşadıklarına rağmen –belki onlara inat– hayat kadar renkli, elinizden bırakmak istemeyeceğiniz keyifte bir roman...
devamı...

Doğuş Sakarya, BirGün Kitap, 21 Mayıs 2011
Pınar Selek’in ilk romanı Yol Geçen Hanı geçtiğimiz ay raflardaki yerini aldı. Kısa sürede ilk baskısı tükenen kitabı elime aldığımda ilk roman arazlarını görmezden gelmem gerektiğini düşündüğümü itiraf etmeliyim. Lakin bir süre sonra kitabın samimiyetine öyle bir kapıldım ki kitaba başlamadan önceki düşüncelerimden utandım. Kitapla mesafemi yitirdiğimi hissettiğim anda Pınar Selek ile söyleşi yapmayı düşündüm. Yazarını kıskanan bir kitapla ancak yaratıcısı başa çıkabilir diye düşünerek sorularımı yönelttim Pınar’a. O da kitabı kadar samimi cevaplar verdi.
devamı...

Esra Açıkgöz
Pınar Selek, 1998'de gözaltına alındı, işkence gördü. Mısır Çarşısı'ndaki patlamanın sorumlusu olarak suçlandığını televizyondan öğrendi. Oysa bilim insanlarının raporları bomba olmadığını gösteriyordu. Yine de bu 2.5 yıl yatmasını engellemedi. İki kere beraat etti, ama şimdi yeniden yargılanacak. Hem de müebbet hapis cezasıyla. Adalet bunun neresinde?
devamı...

Vatan - 08/02/2011
Selek, bomba koyduğu iddiasıyla 13 yıldır yargılanıyor. 2 kez beraat etti, ancak bu kararlar bozuldu. Selek bugün yeniden hem de müebbet hapis istemiyle yargılanacak... 1998’de 7 kişinin hayatını kaybettiği Mısır Çarşısı davasından yargılanan sosyolog Pınar Selek, 13 yıldır verdiği mücadeleyi ve psikolojisini VATAN’a anlattı.
devamı...

Selin Ongun
İki kez beraat etmesine karşın Yargıtay'ın illaki yargılansın dediği Pınar Selek'in Mahkemesi 9 Şubat 2011'de. Mahkeme öncesi t24.com.tr sitesi tarafından Pınar Selek ile bir röportaj gerçekleştirildi. t24 adına soruları Babası Alp Selek, Aydın Engin, Aysel Tuğluk, Baskın Oran, Hüseyin Gülerce, İsmail Beşikçi, Karin Karakaşlı, Mehmet Bekaroğlu, Murat Belge, Oya Baydar, Sezen Aksu, Sibel Eraslan, Yıldırım Türker, Yıldız Ramazanoğlu sordu. Pınar Selek cevapladı. İşte o sorular ve Selek'in T24'e gönderdiği yanıtlar: t24
devamı...

Mahmut Hamsici
Türkiye’deki tüm televizyon kanalları 1998 yılının 9 Temmuz günü öğle saatlerinde yayınlarını keserek bir son dakika gelişmesini izleyicilerine duyurdu. Kentin simge mekânlarından Mısır Çarşısı’nda bir patlama meydana gelmiş, olayda yedi kişi ölmüş, 127 kişi yaralanmıştı. Sosyolog, yazar, feminist ve barış hareketi aktivisti Pınar Selek, gezmeyi çok sevdiği bu çarşıda bir patlama olduğunu her yurttaş gibi medyadan öğrendi. Ama olayın ardından birkaç gün geçmişti ki bir şey daha öğrendi: Çarşıyı bombaladığını! Onun yaşamını alt üst edecek kabus senaryosu işlemeye başlamıştı. Selek çarşıya bomba koymakla suçlanarak 2,5 yıl cezaevinde kaldı, işkence gördü. Patlamanın bomba olup olmadığının bile belirlenememesine, olmadığı yönündeki onca bilirkişi raporuna, yerel mahkemelerin beraat kararlarına rağmen Selek için bu senaryo senelerce sürdürülmek istendi. Dile kolay, ondan fazla sene! Yıl, 2011 ve bu çaba hala devam ediyor. Yargıtay son olarak Selek’in ömür boyu ağırlaştırılmış hapse mahkûm edilmesi gerektiği yönünde karar verdi. Selek 9 Şubat’ta İstanbul’da tekrar yargılanmaya başlanacak. Bu duruşma, yalnızca Selek’in uğradığı adaletsizlikle ilgili değil. Türkiye’de insan hakları ve demokrasi açısından da bir sınav olacak. Selek’le PEN Almanya şubesinin davetlisi olarak bir süredir bulunduğu Berlin’de kısa süre önce buluşup gerçekleştirdiğimiz söyleşimizi naklediyoruz…
devamı...
DEFNE GÜRSOY Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuran Pınar Selek, "Eninde sonunda kazanacağız" diyor. Davayla ilgili “Neden Pınar Selek?” sorumuzu yönettiğimizde ise, "Şu kadarını söyleyebilirim, beni sembol olarak seçtiler... Ve üzerimden sembolik bir savaş yürütüyorlar" diyor. Pınar Selek ile BirGün okurları için söyleştik. devamı...
Emre Dursun - KRONİKMUHALİF
Sevdiklerimi delicesine özledim. Güvertesinde eskisi gibi sigara tüttürülemese de, Kadıköy’den vapura binip Karaköy’de inmeyi özledim. Sonra oradan yürüyüp yokuşları çıkmayı, yollara vurmayı... İstanbul’un pek çok sokağını, mahallesini özledim. Arkadaşlarımla sabahlamayı, küçük masalarda dertleşmeyi, planlar kurmayı, caddelerde eylemler yapmayı özledim. Amargi’de çay içmeyi, kitapları karıştırmayı… Bir de deniz var tabii.
devamı...

Rudaw
Bi îddiaya ku di çarşîyek li Stenbolê bombe teqandin, Pinar Selek bêyî îspatan bi salan di zindanê de ma. Lijneya Dadgeha Bilind ji gori van iddiyên ne rast biryar da ku, Selek careke din were mahkeme kirin.
devamı...
Aksu Bora - Birikim
Pınar Selek, Amargi Kadın Kooperatifinin kurucularından biri, aynı zamanda Amargi Feminist Teori ve Politika Dergisinin de editörü. Aşağı yukarı on iki yıldır devam eden davası dolayısıyla da tanıyoruz onu, “Hala Tanığız, Adalet İstiyoruz” kampanyaları nedeniyle de. Pınar, hiç kolay olmayan bu badirenin içinden geçerken enerjisini, inancını, inadını hiç kaybetmeyen bir kadın olarak da belleğimize kazındı. Bu sefer, Birikim’in Mart sayısında onunla konuşalım, onun feminist hareket üzerine düşüncelerini alalım istedik…
devamı...
Karin Karakaşlı

Pınar Selek kadın hareketinden anti-militarizme, savaş karıştlığından eşcinsel ve transeksüellerin haklarına, ekolojiden küreselleşmeye çok farklı alanlarda sözünü ve eylemini ortaya koyan bir sosyolog, feminist ve aktivist. Halen bir doktora çalışmasıyla sosyolojiden siyaset bilimine kayarak bütün bu deneyimlerinin sistematik karşılığını arıyor. Bütün bu işlerinin ve sıfatlarının ötesindeyse Pınar masallar yazan, masallar yaşayan bir deli yürek.
devamı...
SEMA ASLAN

Pınar Selek'in insanın dilediği vakit kendisini nasıl da korkulara sürükleyebildiği ve kendi yaratısı kâbuslara nasıl da esir olduğunu anlattığı masal kitabı Siyah Pelerinli Kız, Şahmaran Çocuk Dizisi'nden çıktı. Kitap hem masal tonu, hem de yaşadığımız dünyaya göndermeleriyle dikkate değer. Ama belki de en önemlisi, ekolojist ve feminist vurgusu.
devamı...
“Sürüne Sürüne Erkek Olmak” adlı kitabıyla PEN’in Duygu Asena Ödülü’nü alan Sosyolog Pınar Selek ilk röportajını CNN TÜRK’e verdi. Selek’le program departmanı editörlerinden Reyhan Yıldız konuştu. devamı...
Esra Açıkgöz
25.10.2009

PEN Duygu Asena Ödülü’nü bu yıl “Sürüne Sürüne Erkek Olmak” kitabıyla Pınar Selek aldı. Uğradığı haksızlıklara rağmen kadın hakları ve barış için çalışmaya devam etmesinin takdiri bu ödül. Aslında başka türlü yaşamayı bilmiyor Selek. Güzel şeylerin olabileceği inancı hâlâ diri. (Cumhuriyet Dergi)
devamı...
Pınar Selek, Ekim ayı başlarında birçok dilde yayın yapan Westdeutscher Rundfunk (WDR) Köln Radyosu'nun konuğu oldu.Programda Türkiye sivil toplum hareketi, kadın hareketi konuşuldu. Batı Alman Radyo Televizyon Kurumu Köln Radyosu stüdyolarında gerçekleşen programı sesli dinlemek için tıklayınız devamı...
08.08.2009

Sosyolog Pınar Selek'in Almanya'da yayın yapan 05 Ağustos 2009 tarihli TAZ gazetesinde röportajı yayımlandı. Röportaja ulaşmak için tıklayınız.
devamı...
Amargi Kitapkafe’nin açılışı dolayısıyla Karalama Defteri programı tarafından yapılan röportajda bağımsız feminist örgüt olarak kurulan Amargi’nin kuruluş aşamasından başlayıp dergi çıkarmaya uzanan sürecine ve bu süreçte yaşadığı deneyimlerine değinildi. devamı...
“Altkültürlere ilgi duymaya sosyolog olmadan önce başladım, aslında sosyolog olmamın nedeni de buydu. Yani toplumu tanımak, toplumun farklı kulvarlarını keşfetmek; aslında kendimi tanımak için sosyoloji okumaya başladım. Ve sosyolojiye başladığım andan itibaren de gerçekten... devamı...
Selek: "Erkeklerin iktidar konumunda olması, bu konumun avantajlarından yararlanması benim açımdan büyük dert! O yüzden kendini sorgulamayan, erkeklik meselesine kafa yormayan bütün erkeklerle benim derdim var..." devamı...
Kaos GL - 27.09.2009
"Kadın Olma Halleri” başlığı altında Şubat ve Kasım ayları arasında Kaos GL tarafınca düzenlenen ve Heinrich Böll Stiftung Derneği tarafından desteklenen 24 söyleşimizin “erkeklik”e dair olanını Pınar Selek ile 15 Mart tarihinde yaptık. Sohbetimizde bulunamayanlara, bu söyleşiyi biz ulaştırıyoruz. (...)
devamı...
Gülce Başer
"Egosu sürekli şişirilen ve egemenlik mitleriyle özdeşleşen, bunlara yaklaştıkça alkışlanan erkekler, bir yandan da egemenlik çarklarında sürekli iğdiş ediliyor. Çünkü şiddet kapasiteleri sürekli beslense de, gerçek yaşama tosluyorlar. Hakikatleri eziliyor. Parçalanıyor. Yani sürüne sürüne öğrenilen erkeklik, iktidar vaadiyle iktidarsızlığın bir arada deneyimlendiği bir süreç oluyor." (...)
devamı...
Transgender kadınlar ve militarizm üzerine kitapları yayınlandı. Şimdi de erkeklik üzerine Sürüne Sürüne Erkek Olmak kitabı ile karşımızda. Pınar Selek’le, şiddet, erkeklik miti, askerlik gibi “üzerimize vazife olmayan şeyleri” konuştuk yine devamı...
Pınar Selek 'Ülker Sokağın Hikâyesi'ni yıllar önce yazmıştı . Şimdi baskısı tükenen Maskeler , Süvariler, Gacılar İstiklal Kitabevi tarafından tekrar yayımlandı. Kitapta 'Ataerkil Dışlama ve Eşcinsellik Alt Kültürü', 'Türkiye'de Ataerkil İktidar Yapısı ve Eşcinsellik Alt Kültürü',(...) devamı...
Erkeklerin askerlik sürecinde yaşadıkları deneyim karşısında insan dehşete düşüyor değil mi? Ama acımak ya da “yazık” demek gelmemeli aklımıza. Nesne değil onlar. Yani yaşadıkları sürece bir nesne olarak atılmıyorlar. Tıpkı kadınlar gibi, erkekler de özne. Çeşitli uygulamalara tabi oluyorlar, evet ama... devamı...
Pınar’a sahip çıkmak, hayatımıza sahip çıkmak
... Peki, Pınar Selek nasıl biri, karartılmak istenen hayatı nasıl bir hayat, onu toplumdan tecrit etme gayretkeşliği nasıl bir zihniyetin ürünü? Kurulmasına önayak olduğu Amargi dergisinin üyelerine kulak kesiliyoruz...
devamı...
Interview mit der türkischen Friedensaktivistin Pinar Selek
An der Podiumsdiskussion "Krise und Perspektiven sozialer Bewegungen in der Türkei", die anläßlich des Jubiläumsabends der marxistischen Zeitschrift Grundrisse am 10. Juni im Restaurant Etap in Wien stattfand, nahm die Friedensaktivistin Pinar Selek teil, die eigens dafür von Istanbul (...)
devamı...
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Pınar Selek
Mahkeme Süreci Court Process